Kaputun Üstündeki Ölüm!
04 March 2007 01:34 pm

  526 Kez Görüntülendi
AKLIMDA KALANLAR

Arabanın arkasında, Gelinin Nedimesi?nin öfkesi ve düşkırıklığı küçük bir ağıt hâlinde yükseldi. Arabanın arkasında, Gelinin Nedimesi?nin öfkesi ve düşkırıklığı küçük bir ağıt hâlinde yükseldi. Sonra sessizlik oldu. Birkaç dakikadan beri bakmadığım ufacık ihtiyara yine bir göz attım. Gecikmeden hiç etkilenmemişti. Arabaların ?hareket hâlindeki arabaların, duran arabaların, hatta belki de köprülerden aşağı nehirlere uçan arabaların- arka koltuklarında oturma ilkelerini hiç değiştirmiyordu. Bu ne harika bir yalınlıktı. Dimdik duruyorsunuz, şapkanızın tepesiyle tavan arasındaki aralığı on-onbeş santimde tutuyorsunuz ve haşin gözlerle bakıyorsunuz ön camdan ileriye. Eğer Ölüm ?ki hep orada, belki de kaputun üstünde oturan Ölüm- ön camdan umulmadık bir anda içeri süzülüp de, hadi dese, kalkıyorsunuz, haşin ama sessizce, onun peşinden gidiyorsunuz. Olsa olsa, puronuzu alabilirsiniz yanınıza, tabiî hâlis Havana ise.



(J. D. Salinger, ?Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar ve Seymour Bir Giriş?, YKY, Istanbul, 2002, s. 26-27.)


Bu Yazıyı oylamak ister misiniz?


  • Arkadaşına gönder
  • Arkadaşına gönder
  • Yazıcı Görünümü