PİRİ REİS HARİTASINDAKİ SIRLAR
30 October 2007 12:07 am

  989 Kez Görüntülendi
MERAK EDİYORSANIZ

Bay X, yılardan beri bütün dünya bilim adamlarının hayranlığını çeken Piri Reis?in ünlü ceylan derisi üzerine çizmiş haritasının peşine düştü. Topkapı Sarayı?na uğradı. Kütüphane bölümündeki ilgili memurlara derdini anlattı. “Piri Reis?in haritasını görmek istiyorum” dedi. Aslını göremezsin, yasaktır. Ancak aslından alınmış bir kopya örneğini sana verelim ve onun üzerinde araştırmalarını yapabilirsin” dediler.

Ona da razı oldu, bay X. Ve kısa zamanda Piri Reis?in aslından çoğaltılmış ünlü haritası önüne geldi. Ve harita üzerindeki şekillere bakarak şifreleri çözmeye başladı.

Osmanlı Devletinden geriye kalan ne var ki sorusunun en güzel cevabı, insanlık tarihinin bir döneminin hatırası olan en güzel eserlerin eşyaların belgelerin bulunduğu Topkapı Sarayı örnek gösterilebilir. 1920?Lİ YILLARIN ORTALARINDA BAŞLAYAN Topkapı Sarayını halka açma ve müze olarak tanıtma çalışmaları esnasında depolarda bulunan eserler ile kütüphanedeki belgeler de araştırıldı.
İbrahim Halil Edhem Bey?in yürüttüğü çalışmalar esnasında kütüphanenin haritalar bölümünde ceylan derisi üzerine yapılmış bir harita dikkatleri çekti. Harita üzerindeki yazılar okunduğunda yeni dünya olarak da bilinen Amerika kıtası hakkındaki ilk haritalardan birisi olduğu görüşüne varıldı.
Bir Türk denizcisi ve harita yapım ustası olan Piri Mehmet Paşa?nın kaleminde çıkan haritanın hakkındaki ilk bilgiler basın yoluyla kamuoyuna duyuruldu. Haritayı görmek üzere Ankara?ya getirten Gazi Mustafa Kemal, en kısa zamanda bir bilim heyetinin incelemesi sonucu ortaya çıkan hakikatlerin dünyaya duyurulmasını istediler.

Atatürk?ün bu isteği ancak 1935 yılında sonuçlanabildi. Haritanın çevirisi ile birlikte tıpkı basımı batı dillerinde yayınlandı. Ve Piri Reis?in haritası dünyada büyük yankılar yaptı. Aradan geçen zaman içinde harita meraklıları,tarihçiler harita ile ilgili farklı görüşlerini sundular.

Haritanın şekillerine bakılarak ilk fark edilen özelliği Atlas okyanusunu çevreleyen bölgenin doğusunda Portekiz ve ispanya?nın yer aldığı yarım ada ile, Fas, Moritanya, Yeni Gine ve biraz daha aşağıda Nijerya sahillerine kadar inen Sahra Afrikası… Daha batıda ise günümüzde Orta Afrika olarak bilinen Küba, Haiti, Jamaika adalarından Güney Amerika ülkelerinden Venezuella, Brezilya ve Arjantin?e oradan da aşağılara inen çizgilerle Güney kutup sahillerine kadar uzanıyordu.

Haritanın çizimini gerçekleştiren Piri Reis, tarihini de şifreli yazı ile “Harere el fakir Piri bin Hacı Mehmed el müştehir birader zade-i Kemal Reis fi şehri Gelibolu. Afiullah anhüma şehri muharrem sene tisa aşer ve tisama”… olarak kayda almıştı. Aynı sözlerin çevirisi ise “ İşbu haritayı Kemal Reis?in birader zadesi ünvanıyla bilinen Hacı Mehmet oğlu Piri 919 senesi muharreminde (1513 senesi 9 mart ila 7 nisan tarihleri arasında) Gelilbolu?da çizmiş ve yazıya aktarmıştır."
Piri Reis, haritanın çizimini sonuçlandırdığında kendi başarısını “İşbu harti (harita) misalinde harti asır içinde kimesnede (kimsede) yoktur” diyordu ki gerçekten de Piri Reis?in haritası bilinen dünya keşifler tarihini sarsacak özelliklere sahipti… Harita çizildiği tarihten sonraki yüzyıllar içinde Topkapı Sarayında sıkı sıkıya korunmuştu…

Amma haritaya dikkatlice bakanlar bir ayrıntıyı hemen görebiliyordu… Haritanın sağ tarafındaki kısmı yani İspanya?dan Sahra Afrikasına kadar inen bölümü sanki bir makas veya bıçakla çentiklenerek kesilmişti. Haritanın kesilen parçasının geride kalan kısmı Afrika, Asyayı gösteriyordu. Ve Bir dünya haritası idi. Amma elde kalan kısmı ise sadece Atlas okyanusu ve civarını gösteriyordu. Bir şekilde birileri kendi ihtiyacı için olsa gerek haritanın önemli kısmını kesmiş yok etmişti.
Haritanın sol alt kısmında Osmanlı yazısı ile yazılan bölümde de haritanın hangi yollardan yapıldığı hakkında ayrıntılı açıklamalar vardı. “ Bu diyara Antilya derler… Arap tarihinin sekiz yüz doksan altı yılında bulunmuştur… Amma şöyle rivayet ederler kim Cenevizden bir kafir adına Kolonbo derler imiş, bu yerleri o bulmuştur… Merhum Gazi Kemal (Reis)in İspanyalu bir kulu vardı. Mezbur (adı geçen şahıs) kul Kolonbo ile üç defa ol diyara vardım deyu Kemal Reis?e hikayet edip (anlatıp)… Ve hem Kolonbo ulu müneccim imiş. Mezbur (şimdiki) haritada olan bu kenarlar ve cezireler (adalar) kim vardır, Kolombo?nun haritasından yazılmıştır”. Bu bilgilerin ışığında Piri Reis, dünya haritasını çizerken Kristof Kolomb?un haritasının kendi eline geçtiğini ve ona bakarak sahil kısımlarını çizdiğini itiraf ediyor.

Diğer yandan Piri Reis, haritada görülen ülkenin adının da “Antilya” olduğunu vurgulayarak batılıların “Amerika” olarak isimlendirdiği kısa ismine de karşı çıkıyor. Piri Reis?in dünya haritası üzerindeki verdiği bilgiler şaşırtıcı özellikleri yansıtırken bütün bilim dünyasının cevabını vermekte zorlandığı görüşleri de gözler önüne seriyor. Gerçi Amerika kıtası ile ilgili haritasını 1513 yılında çizmiş ve Yavuz Sultan Selim?in Mısır seferi esnasında 1517 yılında ona takdim etmişti. Amma kısa bir süre sonra yazdığı “Kitabı Bahriye” kitabını da 1525 yılında yazarak Kanuni Sultan Süleyman?a sunmuştu. Kitabı Bahriye?nin giriş kısmında dünya ülkeleri ve keşifleri şiir diliyle yazarak açıklamalar yapıyor Ve Antilya olarak isimlendirilen kıtanın da nasıl bulunduğunu açıklıyordu:

“Hangi tarihte bulundu işbu yer
Anlatayım,tarihciler bak ne der
Tarihi hicret idi o zaman
Ta sekiz yüz yetmiş idi tam o an
İşbu tarihte bulundu o zemin
İsmine Antilya dediler onun

Bu bilgiler ışığında Antilya ülkesinin bulunduğu tarih olarak hicri 870?in karşılığı 1465 yılına denk gelmektedir. Fatih Sultan Mehmet?in İstanbul?u fethinden kısa bir süre sonrasına rastlar. O günlerin dünya devletler sahnesinde Mısır?da hüküm süren Memluklular ile Anadolu ve Balkanlarda girerek güçlenen aynı zamanda Akdeniz?de büyük bir güç haline gelen Osmanlılar?ın adı geçiyordu.
öncelikle şu sorunun cevabını tarihciler vermekte zorlanıyor. 1492, 1493, 1498,1503 yıllarında dört kez o ülkeye (Amerika?ya) keşif seferi yapan Kristof Kolomb?un yanında harita çizim uzmanları da vardı. özellikle 1498 yılında çizilen Venezuella ve Brezilya sahillerini gösteren Kolomb?un haritasına ne oldu?
Piri Reis, Kolomb?un haritasına bakarak kıta sahillerini çizdiğini söylediğine göre bir şekilde bahsi geçen harita Osmanlı?nın dolayısiyle de Piri Reis?in eline geçmiştir. Kemal Reis?in kulu (adamı/casusu) olarak gösterilen bir kişinin de Kolomb ile üç defa keşif gezisine katıldığını söylemesi bütün bilgilerini Piri Reis?e aktarması da önemli… Bir şekilde Osmanlı ile işbirliği yapan bilgileri toparlayan şahıslar/ casusların varlığı da ortaya çıkıyor. Adı geçen İspanya?da yaşamış kişinin adı ne idi tarih bilimi hala bu konuyu aydınlatamıyor.

Türkler Ve Kayıklar ülkesi…

İsterseniz Piri Reis?in haritasında asıl şaşırtıcı olan “şifre”nin çözümlemesine geçelim:
Harita üzerinde şimdiki Haiti adasının bulunduğu yer “el cezire izle despanya” (İspanya adası) adıyla çizilmiş. Ama aynı adanın yakınlarında birbirini izleyen küçük adalar topluluğu var:
Varak,Vasit, Gadanda, Santmoriyo, Samokoslo, Kavad isimlerini taşıyan…
Şifre?nin asıl konusu olan ise İspanya (Haiti) adasının doğusunda deniz içinde “üç kayık” şekli çok sade olarak çizilmiş bir halde duruyor. Biz onlara Türkçede “Kayıklar” da diyebiliriz.
Aynı bölgenin uzaydan çekilmiş uydu haritasının yardımıyla aynı yere bir bakışta bulunduğumuzda “Turcs and Caicos” adıyla adalar topluluğu ve İngiltereye bağlı bir sömürge ülkesinin varlığını görüyoruz. İngilizce yazılı ülkenin adını Türkçeye çevirirsek “Türkler ve kayıklar” ülkesi olduğu ortaya çıkar. Aynı ülkenin bütününü teşkil eden adalar topluğunun isimleri de Rumkaya, Onkaya, Yüzkaya, Binkaya, Keskinada, Gökburun, Saltkaya, Grandtürk olarak ortaya çıkıyor. Yani Türkçe ada isimleri…

Turcs ve kayıklar ülkesi tarihi üzerinde yapılan bir araştırma sonucu aynı adalar topluluğunun merkezi olan Cockburn (Gökburun) şehir meclisi?nin aldığı karar gereği 1869-75 yılları arasında bayrak tespiti yapılıyor. Haç simgesi bulunan çizgilerin orta yerinde bir daire içinde “hilal ve üç yıldız” şekilleri yerleştirilmiş. Haç simgesinin aynı toprakların İngiliz sömürgesi olduğuna bir işarettir. Ama iç kısımdaki dairede bulunan hilal ve üç yıldız aynı dönemin OSMANLI/ Türk bayrağının bir yansımasıdır. Ada halkının kendisini Türk soylu hissettiğinin bir sonucudur.


Piri Reis?in 1513 yılında harita üzerinde bir şifre olarak gösterdiği “üç kayık” veya”kayıklar” simgesinin bulunduğu yerde Türk soylu insanların bulunması hatta onların İngiltereye bağlı bir devlet hayatı yaşamaları Amerika kıtasında Kolomb öncesi “kadim” Türklerin yaşadığını da gösterir. Piri Reis?in ısrarla söylediği Antilya ülkesinin hicri-870 (miladi-1465) yılında bulunmuş olduğu görüşleri haklılık kazanır. Bu bilgilerin ışığında Fatih Sultan Mehmet zamanında Osmanlı?nın yönlendirdiği Türk denizciler Antilya (Amerika) kıtasına keşif seferi düzenlemişler, buldukları ülkeye yerleşerek isimlerini de vermişlerdir.


Piri Reis?in haritasındaki bir takım işaretlerin sırları 20, yüzyıl ortalarındaki uzay çalışmaları ile de doğrulandı. 1982 yılında Astronot Eduardo Herran, Peru?nun güneyindeki And dağları ile okyanus arasındaki bölgede kalan Nazca?daki dağlık bölgenin uydu resmini inceledi. Dağların derinliklerinde 32 metre boyunda bir “insana benzeyen” şekil gördü. Ve görünüşüne bakarak “ Astronot adamı” ismi verildi. Piri Reis?in 1513 tarihli haritası da dikkatle incelendiğinde Brezilya?nın bakısında kalan yüksek sıradağlarda yaşayan bir dağ adamının çizimi yapılmıştı. Piri Reis, dağ adamının özelliğini “Bu canavarın yedi karış boyu vardır. Göz aralığı bir karıştır” sözleriyle açıkladı. Piri Reis, günümüzden yüzyıllar öncesi insanoğlunun henüz ayak basmadığı Güney Amerika?daki And dağlarının Büyük Okyanusa bakan dağlık bölgesinde “Uzun boylu” garip bir adam,insana veya maymuna benzeyen kuyruklu canlıların varlığından bahsetti. Piri Reis?e, haritasını çizerken insanoğlu?nun ancak 20. yüzyıl sonlarında varlığını belirleyebildiği And dağlarının vadilerinde insan ve hayvan şekillerinin bulunduğu görüntülerin ortaya çıkması bir tesadüf olmasa gerekir. Pek çok araştırmacı Nazca?daki garip insan ve hayvan şekilleri ve geometrik çizimlere bakarak bunların uzaydan gelenler tarafından çizilmiş olduğu görüşlerini ileri sürdüler. Peki ünlü Türk haritacısı Piri Reis,bir uzaylı olmadığına göre ünlü haritasında dağlarda yaşayan garip insan ve hayvan çizimlerini nasıl yaptı?
Modern bilim dünyasının bu sorulara cevap vermesi bir hayli zor.



Bu Yazıyı oylamak ister misiniz?


  • Arkadaşına gönder
  • Arkadaşına gönder
  • Yazıcı Görünümü