Yavuz Sultan Selim Han dönemi;
Iran hükümdarı Şah Ismail, mücevher dolu bir hediye sandığı gönderir hükümdara.Sandık açılır açılmaz, içinden çeşit çeşit kıymetli mücevherler çıkar, fakat sandık içinden insanı rahatsız edecek şekilde pis bir koku yayılır etrafa. önce kimse hiçkimse bir anlam veremez, nadide mücevherlerle dolu sandıktan yayılan bu fena kokuya, fakat sonra mesele anlaşılır.
"sandığın dibine insan dışkısı doldurulmuştur, yani şah ****** aklısıra cihan padişahına hakaret ediyor...!"
Yavuz Sultan Selim Han; Aynı şekilde değerli mücevherler ve kumaşlarla süslü sandık hazırlatır. Sandığın içine de , o zamanın en nefis gül kokulu lokumlarından hazırlanmış bir kutu yerleştirilir. Ve kutunun altınada bir satırlık yazıdan ibaret pusula(not) iliştirilir.
Sandık şahın huzurunda açılır, açılır açılmaz etrafa mis gibi gül kokusu yayılır. Kutudaki lokumlardan herkese ikram edilir. Ardından da Cihan Padişahının notu, şaha uzatılır;
"Ismail, herkes yediğinden ikram eder"